
Geceyi ayrı seviyor olmak. Karanlıktan korkarken bile karanlığa sığınmak gibi.
Gökyüzünün, yıldızlarla ve dolunayla yeryüzünü aydınlatması gibi naif… Öylesine güzel bir havası var gecenin. Öyle güzel.
Yatağımda uzanmış, bu makaleyi yazarken aralanmış penceremden hafif rüzgar esintisini dinliyorum. Ansızın çıkan radyo da şarkı bana eşlik ediyor. Şarkı oldukça güzel fakat kime ait olduğunu henüz bilmiyorum. Makalemin sonunda bulup sizlerle paylaşacağım.
Şarkı sözü şöyle; Bir gün uyanırsam bu rüyadan ölmek isterim, hiç yaşamadan. Umudum senin, bir nefes gibi. Düşündüm seni…
Eylül ayının sakin, sessiz ve hafif esintili gecesinden sizlere yazıyorum. İnsan kendine vakit ayırabiliyor olmalı. Yalnızken bile mutlu olacağı şeylere vakit ayırmalı üstelik yalnız yapıyorken de zevk alarak yapmalı. Bir kitap ve kahveyle yahut bir gökyüzü ve kalemle…
Bulunduğum ortamın ambiyansı hiç bitmesin, hiç uykum gelmesin istiyorum. Bir insan böylesine bir durum içerisinde mutlu mesut olur mu? Olurmuş…
Bu da böyle bir gece nüktesi olsun.
Sakin bir Eylül gecesinden hepinize sevgilerle… 🙂
Son Gönderiler
- Yıldızların Altında
Dün gece saat 3 civarıydı. Gölyazı açıklarında, etrafın sessizliğinde gökyüzüne bakmanın mutluluğu heyecanını yaşadım. Şehir ışıklarından uzakta gökyüzü bambaşka görünüyordu. Sayamayacağım kadar çok yıldız vardı. Bir süre sadece onları izledim. Sonra bir yıldız kaydı. Ardından bir tane daha. Ve bir tane daha… O an, gökyüzünün ne kadar büyük olduğunu ve bizim günlük hayatın telaşında ne… Daha fazlasını okuyun: Yıldızların Altında - Bir Buket Çiçekle Uyanmanın Hissettirdikleri
Bazı sabahlar alarm sesiyle başlarsınız güne… Bazı sabahlar ise odanızın bir köşesinde duran çiçeklerle. Benim sabahım ikincisiydi. Akşamın heyecanıyla sadece uzun uzun bakmış, kokularını içime çekmiş ve “Sabah ilk iş seninle ilgileneceğim.” diyerek bırakmıştım. Gerçekten de öyle oldu. Gözümü açar açmaz ilk baktığım şey telefonum değil, o çiçeklerdi. Ve fark ettim ki bazı hediyeler sadece… Daha fazlasını okuyun: Bir Buket Çiçekle Uyanmanın Hissettirdikleri - Kontrol, Denge ve Sürüş: Direksiyonun Ötesindeki Disiplin
Bugün sporda, o büyük camların önünde ilerlerken aklıma sürekli aynı şey geldi: kontrol. Elliptical üzerinde ritmini bulmaya çalışırken aslında fark etmeden çok tanıdık bir hissin içindeydim. Tıpkı araba kullanırken olduğu gibi… hız değil, denge önemliydi. Ne çok yüklenmek ne de tamamen bırakmak. Tam kararında bir tempo. Araba kullanmak da tam olarak böyle bir şey. Dışarıdan… Daha fazlasını okuyun: Kontrol, Denge ve Sürüş: Direksiyonun Ötesindeki Disiplin - Günün En Sessiz Ama En Güçlü Anı
Bugün spora gitmek, sadece bir rutin değildi. Biraz kafamı toplamak, biraz da kendimle baş başa kalmak istedim. Günün ağırlığını üstümden atmanın en iyi yolu bazen hareket etmek oluyor, bunu her seferinde yeniden fark ediyorum. Salona girdiğimde işte bu diyorum. Biraz vücut yorgunluğu ile çıkacak olmam aslında bana iyi hissettiren şeyler arasında. Dışarıda hava hafif gri,… Daha fazlasını okuyun: Günün En Sessiz Ama En Güçlü Anı - Kendi Kurduğum Alan, Kendi Zamanım
Belki de en güzel zamanlar, bitmesini istemediğim içinde mutluluğu yaşadığım son zamanmış gibi doyasıya vakit geçirdiğim aynı zamanda enerjisine bayıldığım odam. Bazı şeyler satın alınmaz, zamanla kurulur. Bu oda da benim için tam olarak böyle bir yer oldu. İlk başta sadece bir masa, bir lamba ve birkaç eşyadan ibaretti belki ama zamanla burası sadece bir… Daha fazlasını okuyun: Kendi Kurduğum Alan, Kendi Zamanım

Yorum bırakın