Dün gece saat 3 civarıydı. Gölyazı açıklarında, etrafın sessizliğinde gökyüzüne bakmanın mutluluğu heyecanını yaşadım. Şehir ışıklarından uzakta gökyüzü bambaşka görünüyordu. Sayamayacağım kadar çok yıldız vardı. Bir süre sadece onları izledim. Sonra bir yıldız kaydı.
Ardından bir tane daha.
Ve bir tane daha…
O an, gökyüzünün ne kadar büyük olduğunu ve bizim günlük hayatın telaşında ne kadar küçük şeylere takılıp kaldığımızı düşündüm. Birkaç saniyeliğine kayan bir yıldızı izlemek bile insanın zihnini susturmaya yetiyormuş. Telefonu bir kenara bırakıp sadece gökyüzünü izlemek, gecenin sessizliğini dinlemek ve o anın içinde kalmak… Uzun zamandır ihtiyacım olan şey belki de tam olarak buydu.
Yıldızların kayışını izlerken dilek tuttum mu?
Elbette tuttum. ✨
Belki gerçekleşir, belki gerçekleşmez. Ama o gece gökyüzüne bakarken içimden geçen dileğin kendisi bile güzeldi.
Bazı geceler vardır; yaşanır ve biter.
Bazı geceler ise insanın hafızasında kalır.
Dün gece Gölyazı açıklarında yıldızların altında geçirdiğim o birkaç saat, sanırım onlardan biri olacak.
Bazen mutluluğun çok büyük şeylerde olmadığını hatırlamak gerekiyor.
Bazen mutluluk, gecenin üçünde başını kaldırıp gökyüzüne bakmak ve tam o sırada bir yıldızın kayışına denk gelmek kadar basit. 🌌✨

Yorum bırakın