Yönetmenliğini Francis Ford Coppola’nın üstlendiği, sinema dünyasında büyük başarılar elde etmiş Baba – The Godfather serisinin ilgi çekici 15 detayını derledik. Başrollerinde Marlon Brando, Al Pacino, Robert De Niro ve daha birçok başarılı aktöre yer aldığı üçleme, yazar Mario Puzo’nun aynı adlı romanından beyazperdeye uyarlanmıştır. Üçlemenin her bir filmi vizyona girdiği yıl birçok dalda Oscar ödülüne layık görülmüştür. Ailesine oldukça değer veren mafya babası Vito Corleone ve oğullarını merkeze alan seri aynı zamanda Francis Ford Coppola’nın sinema tarihinin en önemli yönetmenlerinden biri olarak gösterilmesinde de oldukça etkili olmuştur diyebiliriz.
1. Francis Ford Coppola Filmin Yapım Süreci Devam Ederken Kovulma Tehlikesi Geçirdi
Bir önceki filminde yakaladığı başarı sayesinde bu işi alan Francis Ford Coppola, Paramount Stüdyolarının bu yapım için düşündüğü tek aday değildi. Elia Kazan, Arthur Penn, Richard Brooks ve Costa-Gavras gibi isimler filmin yönetmeni olmayı geri çevirmişti ve filmin çekimleri başladığında stüdyonun yöneticileri Coppola’nın çektiği o durağan, karşılıklı diyaloglarla dolu filmden hoşlanmamışlardı.
Stüdyo daha ateşli bir gangster filmi istiyordu ve bu yüzden de sık sık Coppola’yı kovmakla tehdit etti. Hatta sete yeni yönetmenler getirerek Coppola’nın başında beklettiler. Söylenenlere göre Michael’ın Solozzo ve McGluskey’yi öldürdüğü sahneyi çekene dek Coppola her an kovulma tehlikesiyle baş başaydı ama stüdyonun yöneticileri bu sahneyi görünce çok beğendiler.
2. Coppola Filmin O İkonik Logosunu Koruyabilmek İçin Büyük Mücadele Verdi

Stüdyo, şimdilerde adeta bir ikona dönüşen, kukla iplerinin bulunduğu ve üzerinde Mario Puzo’nun ismi yazan logoyu filmden kaldırmak istemişti. Ancak Coppola bu logonun kalması için ısrar etti çünkü filmin senaryosunu Puzo ile beraber yazmışlardı. Logo ilk olarak S. Neil Fujita tarafından roman için tasarlanmıştı.
3. Coppola Filmin Bir Dönem Draması Olması İçin de Büyük Çaba Sarf Etti
Filmin bütçesini düşürmek adına stüdyo Coppola’dan senaryoyu modernize etmesini ve filmin 1972 yılında, Kansas’ta geçmesini istedi. Çünkü bu New York şehrinde geçmesinden çok daha ucuza gelecekti. Coppola, filmin bütünlüğüne zarar vermemek adına olayların geçtiği zaman diliminin İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra olması ve filmin New York’ta çekilmesi için stüdyoyu ikna etti.
4. Aile Yemekleri Herkesin Rolüne İyice Alışmasına Yardım Etti

Coppola filmin ana karakterlerinin bir araya geldikleri ve rollerine girerek doğaçlama bir şekilde aile yemeği yedikleri provalar yaptırdı. Oyuncular rollerinden çıkamıyorlardı. Coppola bunu son filmde de gördüğümüz aile bağlarını oluşturabilmek için bir araç olarak görüyordu.
5. Paramount Stüdyoları Baba Rolü İçin Marlon Brando’yu İstemedi
Coppola, Vito Corleone’yi oynaması için Brando’nun isminden bahsettiğinde Paramount Stüdyolarının başındaki isim olan Charles Bluhdorn, Brando’nun asla bir Paramount filminde oynayamayacağını söyledi.
Stüdyo, Coppola’ya Vito rolünü Laurence Oliver’a vermesi için baskı yapmış ve sonrasında Brando’nun oynamasını üç şartla kabul etmişlerdi:
1) Brando kameralar önünde teste tabii tutulacaktı
2) eğer rolü alırsa Brando filmde bedava oynayacaktı
3) Brando sette gösterdiği kötü davranışlarının sebep olabileceği her türlü zararı karşılayacağına dair bir anlaşma imzalayacaktı.

Coppola, Brando’yu işin içine dahil edebilmek için bunun bir deneme çekimi olduğunu değil, makyaj denemesi olduğunu söyledi ve onu çağırdı. Stüdyo bu deneme çekimini gördükten sonra öylesine beğendi ki ikinci ve üçüncü şartı iptal ederek Brando’nun filmde olmasına izin verdiler.
6. Al Pacino da Baba İçin İlk Tercih Değildi

Stüdyo, Michael karakterine Robert Redford ya da Ryan O’Neal’ın hayat vermesini istemişti ama Coppola daima Al Pacino’yu istedi. Martin Sheenve James Caan (kendisi Sonny rolünü oynadı) da Michael rolü için test edildi.
7. Robert De Niro Sonny Rolü İçin Yetenek Sınavına Girdi
Robert De Niro Sonny rolü için oyuncu seçmelerine katıldı ama Coppola onun karakterinin bu rol için oldukça sert olduğunu düşündü. De Niro, The Godfather 2 filminde genç Vito Corleone olarak karşımıza çıktı ve sahnelediği performansla En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscar’ını kazandı.
8. Coppola Düğün Sahnesini Gerilla Usulü ile Çekti

Hem düğün sahnesini daha gerçekçi kılabilmek için hem de sadece iki günü olduğu için Coppola, tüm oyuncuların arka planda özgürce doğaçlama yapmalarına izin verdi. Sonra da bu tablonun içerisinden belirli sahneleri kayda aldı.
9. Coppola Yapılan Yanlışları Lehine Kullandı
Luca Brasi’yi oynayan Lenny Montana bir oyuncu olmadan önce profesyonel bir güreşçiydi. Kendisi Brando gibi bir efsanenin karşısında onun için yazılan cümleleri dile getirmekte öylesine başarısızdı ki bütün gün süren çekimlerin sonucunda bile ortaya tek bir iyi sahne dahi çıkmamıştı. Coppola’nın bu sahneyi tekrardan çekmek için zamanı olmadığından başına sanki Luca Brasi Baba’yı görmeden önce söyleyeceklerini çalışıyormuş gibi bir sahne ekledi ve sonrasına da çekilen kötü sahnelerden birisini ekleyerek Luca Brasi’nin senaryoda kendisi için yazılan cümleleri söylerken Baba’yla konuşacağı için gergin olduğu havasını yarattı.
10. Corleone Binalar Topluluğu, Staten Island’da Gerçek Bir Mekândın Adı
Mülk, 2014 yılında 3 milyon dolar karşılığında satışa çıkarılmış. Bunun reddedebileceğimiz bir teklif olduğunu söyleyebiliriz.
11. Baba’nın Kucağındaki Kedi Aslında Bir Sokak Kedisiydi

Coppola her gün sete yürürken sürekli aynı sokak kedisini görüyordu ve Vito’nun uğraştığı işlerle ilgili sahneleri çekecekleri gün kediyi aldı ve Brando’ya hayvanla birlikte doğaçlama yapmasını söyledi. Kedi Brando’yu öylesine sevdi ki tüm gün boyunca kucağından hiç ayrılmadı.
12. Pacino, Metot Oyunculuğunun İlk Örneklerinden Biriydi
İlk filmde çenesi rüşvetçi bir polis tarafından yumruklanarak kırılınca yapılan makyaj yeterli gelmemiş, çenesi gerçekten de kırılmış gibi teller taktırmıştır.
13. O Ünlü At Kafası Gerçekti

Film yapımcısının yatağına yerleştirilen at kafası yapay bir kukla değil, gerçekti. Prodüksiyon ekibi yerel bir köpek maması şirketinden gerçek bir at kafası almıştı.
14. “Silahı Bırak, Tatlıyı da Unutma” Cümlesi Doğaçlamaydı
Corleonelere ihanet eden mafya üyesini vurduktan sonra Richard Castellano’nun canlandırdığı Clemenza karakterinin kurduğu cümle aslında sadece, “Silahı bırak,” idi. Castellano, Cappola’nın senaryoya eklediği bir cümleden etkilenmişti. Buna göre ihanet eden mafya üyesini vurmaya gitmelerinden önce karısı ondan bir tatlı istemişti ve o da senaryodaki cümlesi yerine “silahı bırak, tatlıyı da unutma,” cümlesini kurdu.
15. Film Çok Uzun Olduğu İçin Sinemalarda Fazladan Bir Ara Konulması Planlanmıştı
175 dakikalık bir film Hollywood standartlarına göre oldukça uzun sayılır. Bu yüzden de yapımcılar Solozzo ve McGluskey’nin vurulduğu sahneden sonra bir perde arası koymayı düşündüler. Ama bu fikir çok geçmeden bir kenara atıldı çünkü bu durumun filmin momentumunu zedeleyeceğini ve izleyiciyi filmin sağladığı atmosferin dışına atacağını düşündüler.
The Godfather (Baba) filmi hakkında bazı şaşırtıcı bilgiler bu şekildeydi. Sizin de görebileceğiniz gibi hiç kimse bir işe mükemmel olarak başlamıyor. Zaman zaman bazı sorunlar çıkabiliyor; karşımıza çıkan bu engelleri nasıl aştığımız ise bizim kim olduğumuzu belirliyor. İşte Coppola, Brando ve Pacino’yu bugün oldukları o kişilere dönüştüren etken de karşılarına çıkan engelleri kendilerine has yöntemlerle aşabilmeleri, belki de kendilerini dahi yenebilmeleriydi.
Peki siz The Godfather filmleri hakkında ne düşünüyorsunuz? Fikirlerinizi benimle yorumlar da paylaşabilirsiniz. ☺️
Kaynak: Mental Floss

Hüseyin İbiş için bir cevap yazın Cevabı iptal et