Haziran, Temmuz derken Ağustos’a bir şey kalmadı ama havalar hala yeterince sıcak değil ne yazık ki. Bugün açık hava da oturup biraz keyif yapma düşüncesiyle çıktığım evden pişmanlıkla döndüm. Çok fazla esinti olduğundan, dışarıda oturmak bile güç. İstanbul’da bir çok yerde aynı durum söz konusu.
Bir de haberlerde, yazın gelmeyişinden ve kışın da erken geleceğinden söz ediyordu. Kış ayını seviyoruz da ama yazı da biraz yaşayabilseydik? Tüm bunları okurken tek suçlu insanları görüyor oluşum da, insanlara karşı bir öfke patlaması aslında. Dünya’yı bu hale getiren bizleriz…
Farkında olarak ya da farkında olmadan, çevreyi kirleterek yeterince doğayı sevmeyerek…
İşler daha da kötüye gittiğinde bilincine varacağımız o kadar şey var ki. Kuraklık gibi…
Dilerim tek temennim işler kötüye gitmeden, 4 mevsimi zamanında ve tam anlamıyla yaşayabilelim.
Sevgilerimle…
Sultangül AYYILDIZ

Yorum bırakın