“HİÇ”

By

Tam karşımda köşesiz duvarlar var , simsiyah. Bu örümcekler nereye ağ örecekler. Çünkü çürümüşlüğüm çok sinek biriktirdi. Sonsuzlukta da boğuluyormuş insan. Köşesi olmayan duvarlar içerisinde , yankı yapan sesimi bir şarkı gibi dinleyerek deliriyorum.

Hem göremediğine de inanırdı insan oysa…

Şimdi bir kuş uçsa buradan , kaç hayal sürer sana varmasına ? Hem kuşlar özgürdür , bilirim hayaller gibi. Ama yine de gerçekliğine dokunan her hayal derin bir acı taşıyor içinde. Kuşlarla benzerlikleri var mesela hayallerin. Kanatlarını kaybedip ayakları yere bağlandı mı , “Yaşamak bir çürüme hâli aslında. Neden birlikte çürümüyoruz ? “ diye sormuştum. Ardından da gülümsemiş. Bir ‘son’ ancak bu kadar güzel vurgulanabilirdi. Hem o gülüşüyle mezara çağırsaydı beni, gelirdim. Sonra hiç tutunamadım ellerinden. Hayat mı girdi araya , mesafeler mi yoksa gelecek zaman mı bilemiyorum. Meğer çürüme hali , tekil işliyormuş. Ellerim cebimde yürüdüm sonra. Dökülürse yapraklarım ceplerime dolsun diye.

En güzel sessizliğimi de o zaman yaşadım. Anlatacak çok fazla şeyi olunca daha güzel susuyormuş insan. Uçsuz bucaksız denize karşı nefes çekmek gibi. Ama kelimeler birikince kırılıyor, kesiyorlar da. Sonra tamamlayamadığım cümlelerin oldu ilk baharda. Hisler, cümleleri tamamlamaya yetmiyormuş. Ruhlarımızı koluma takıp bitmemesi için ağır ağır yürüdüğüm yollar henüz tamamlanmamıştı. Son sayfasını çevirdiğim kitaplar , hala içerisinde anlatacak şeyler taşıyor gibiler.

Bitmiyor hiç bir şey, bitemiyor. Ne yıldızların sayısını bilebileceğim, ne de yastığa başını koyduğunda kurduğun hayallerin. Hiç bir rüzgâr ıslığı çalmayacak pencereme, sarılmayacak ağaçların dallarına. Kendiliğinde düşecek yapraklar, öylece. Kuşlar uğramayacak ağaçlarıma. Kaç sonbahar atlattım , kalbim buz gibi.

Ama bir elveda’nın başlattığı yağmurlar kaç sene sonra diniyor biliyor musun ?

HİÇ.

Biraz daha uyuyalım. Hayallerimin kanatları kırılmak için çok ince.

❤️

Posted In ,

Yorum bırakın