Sahil Sessizliği: Bir Kahve, Bir Mola, Bir Düşünce

By

İş bitmiş. Gün yavaşça sırtını dönüyor şehre, hava serin ama huzurlu. Motoru park edip sahile doğru yürüyorsun, içini kıyıya vuran suyun sesiyle, gökyüzünde dans eden bulutlarla doldurmak istiyorsun. Elinde sıcacık bir kahve, tüm günün telaşı avuçlarının arasında buharlaşıyor sanki.

Yorgunlukla karışık bir huzur çöküyor üzerine. Öyle güzel bir an ki bu… Ne konuşan biri var yanında, ne de acele eden bir kalabalık. Sadece sen, ufuk çizgisi ve belki biraz da kendi içinde yankılanan sorular.

Motorla rüzgârı yarmak ayrı bir his zaten. Ama sonrasında sahilde durup sadece izlemek… İşte o bambaşka. Hareketin ardından gelen dinginlik gibi. İçinde boşalan bir bardak gibi hissediyorsun. Hem dolusun yaşadıklarınla, hem de bir o kadar boş, yeniye yer var gibi.

Bu anlarda insanın aklına hep aynı sorular gelir. Hayattan ne bekliyorum? Sevdiklerimden ne istiyorum? Sevildiğimi hissediyor muyum, yoksa hep ben mi tutuyorum ipleri? Belki de kimseyi suçlamadan, sadece anlamak istiyorsun. Sessizliğinle yüzleşmek gibi bu biraz. Belki de cevaplar o koyu bulutların ardında gizli.

Ve bu sahil molası belki de o büyümenin, o olgunlaşmanın sessiz bir sayfası. Gün batımıyla kapanan bir paragraf gibi… Ama devamı var. Yeni bir cümle, yeni bir sabah, yeni bir yol var.

Biraz üşüyorsun belki ama içindeki dinginlik, her şeyin yolunda olabileceğini fısıldıyor. Hayat devam ediyor, rüzgâr geçiyor, motor bekliyor. Sen sadece bir an durdun… ve bu iyi geldi.

❤️

Posted In ,

Yorum bırakın