
Sabredilen her şeyin sonunda güzel bir sonuçla mükafatlandırılırsınız. Bu şaşmaz ve hep böyle olmuştur. Kuş cıvıltıları, güneşin doğması, kahvenizi yudumlarken yüzünüze esen hafif rüzgar esintisi tüm bunları tatmak ve zevk alıyor olmak hepsi hayatın birer parçası. Mühim olan zevk almayı bilmektir. Camdan dışarı baktığınızda, pencereyi açmak gibi. Dışarıdan baktığınız da güzelleşicekmiş gibi.
Hafif esintiyle üşüyen kollarınızı hırkayla sarmalamak ve ısıtmak gibi. ☺️ Çiçeği koklarken içinize çektiğiniz gibi. ☺️
Güne yumurtayla başlamak gibi. (Şaka) 😂
Derviş ne yaşadıysa, sonunda mutlu olucağı şeyle karşılaşmıştır. Sabretmiş, acılar çekmiş, acılara göğsünü germiş, onlara kucağını açıp “madem çok istiyorsunuz, haydi gelin!” demiş, bu durumu gören acılar, dervişin halini anlamış da merhamet göstermiş. ☺️ “Bazen açık olmak görülmeyi ve anlaşılmayı sağlar. Savaşmaktansa davet etmek, aynı saf’a çeker. Safımızdaki çokluk artar; acımızı düşmanlıktan çıkarıp da destekçimiz yaptığımızda muvaffakiyeti yakınlaşır; zafere ulaşılır” demiş. Ne güzel de demiş. ☺️
Zafere yaklaştığınızda görüceksiniz ki aslında kaybettiğiniz ne var ise kazandıklarınız olucak. Derviş boşuna derviş olmamış, sabreden boşuna sabretmemiş öyle değil mi? ☺️
Sevgilerimle…
Sultangül AYYILDIZ
Yorum bırakın