
Bana göre insan benliğini düşünce şeklini değiştirdiğinde kaybediyor. Düşünce insanın karakterine yansıyan ve kaderini dahi değiştirecek potansiyele sahip güç taşıyor. Düşününce bir çok şeyi değiştiriyor, düşündükçe belli yollardan sapıyor ve belli yollara giriyoruz. İnsanoğlunun düşünmeden hareket ettiğini düşünsenize, nefes almayı bilmeden yaşamak gibi bir şey. Düşüncesizce hareket edip kötü durumlara maruz kalan pişmanlığını ömrü boyunca sayısız insan vardır. Her birine sorsak eminim %90 düşünmeden hareket etmenin bedelini ağır ödemiştir yahut ödüyordur. Kalan yüzdelik kısım ise istisnai durumdur ve düşüncesiz hareket etmesine rağmen ağır bedel ödemek yerine hayatı daha da yolunda gitmeye başlamıştır. Yüzdelik kısımlardan bahsederken aslında şanslı ve şansız insan ayrımı yapmayı da ihmal etmemek gerek. Şans insanın yaşamı boyunca hayatında bir çok şeyi değiştiren en önemli faktör. Okul hayatı, kariyer hayatı, aile hayatı, evlilik hayatı vs.
İnsanı insan yapabilecek ne var ise şanslı olmak ya da olmamaktan da geçiyor. Düşünmenin de boyutu ve sınırı olmalıydı en azından bu konuda keşke demekten kendimi alamıyorum. Düşünsenize, günlük düşünme kotanız var ve bu kotayı sınırlı sayıda kullanmanız gerekiyor sınırı aştığınız da beyninizi de kemiren gereksiz düşüncelerden istemsiz ayrılıyorsunuz. Bu kişiye sorumlulukta yükleyecek bir durum olurdu. Konu neden buralara geldi bilmiyorum. ☺️ Ben çoktan milyon tane şey düşündüm bu konu hakkında hepsini şu an buraya döksem siz sıkılabilirsiniz bu yüzden ben belirli ölçülerde düşüncelerimi çok abartmadan sizinle paylaşmayı “düşünüyorum.” ☺️
Bir çok insan negatif düşünerek hayatına da negatif insanları çekiyor aslında bunu bir çoğumuz istemeden de olsa yapıyoruz. İnsandan da ziyade olumsuz bir çok olayı kendimize çekiyoruz. Halbuki hayatımızın hangi döneminde ve hangi yaşantısında olursak olalım pozitif düşünmeyi ihmal etmemeye özen göstermeliyiz. Bunu kendim için de çoğu kez tekrar ediyorum elbette ki insanın belli dönemlerde yaşadığı mutsuzluklar ve üzüntüler olumsuz düşünmesine yahut hayata negatif bakmasına sebebiyet verebiliyor işte önemli olan da bu zamanlarda elimizden geldiğince olumlama yaparak yolumuza devam etmemiz gerekiyor. En azından beynimiz farklı duruma endeksli olsa da dilimizle bunu yapmak hayat akışını bir süre sonra pozitif yönde etkilemeye başlayacaktır. Bu konularda uzmanlık alanım yok elbette bende çeşitli blog, kitap veya bu yönde araştırmalar yapan insanları dinleyerek ve okuyarak bilgi ediniyorum. Bunu kendim uyarlayarak sizlere de anlatıyorum. Hem bu konu da bir çok deneyimim oldu aslında hem olumlu, olumsuz. Bir örnek vermek istiyorum;
Henüz daha lise son sınıftayken üniversitede tanıtımları için konferans yapan bir kaç kişi geldi ve bize okulun ne derece iyi olup olmadığından bahsetti. Konferans bittikten sonra arkadaşıma sadece, “ben buraya gider miyim hayatta gitmem” gibi bir cümle kullandım ve ben dışında da bir çok arkadaşım hem fikirdik. Sonuç ne mi? ☺️ Ben o okula gittim…
Aslında burada anlatmak istenileni hepiniz anlamışsınızdı. Neyi nasıl konuşur, nasıl düşünürsek onu biz hayatımızın tam merkezine çekiyoruz. Bu yüzden insanoğlu olarak enerji dediğimiz düşüncelerimizin oluşturduğu sinyallerle birlikte neye endeksli ya da neyi nasıl istiyorsak(istemiyorsak) öyle çekiyoruz. Bu konuda fazlasıyla dikkatli davranmakta fayda var.
Çünkü insan, yapmam dediği ne varsa yapar. Bu benim başıma gelmez dediği ne varsa başına gelir. Düşünceniz kaderinizi, kaderinizde hayatınızı etkiler. Bol pozitif düşünceler. ☺️
Sağlıcakla kalın…
Sultangül AYYILDIZ

Yorum bırakın