Fakat haksızlık karşısında konuşanı görmedim. Bunca haksızlık varken yaşamın standartlarına ayak uydurmakta güçlük çeken bir çok insan gördüm. Çabasına , uğraşlarına şahit oldum. Lakin hiç bir zaman haksızlığı dile getirdiklerini görmedim. Sessiz kalmaktı doğrusu olan , getirisi vardı ama götürüsü olabilceği de aşikar.
İnsan yaşadığı sürece iyilik de görür , kötülükte. İyilikle de imtihan olur , kötülükle de bunların içine bir de haklılığı yahut haksızlığı koyarsak tam da burda buz kütlesine dönüşür. Haksızlık karşısında aniden dönüşen buz kütleleri misali.
Sadece sessizlik.
Peygamber Efendimiz (sav) , söyle buyurmuştur ;
“Haksızlık karşısında susan , dilsiz şeytandır.”
Bakın bu hususta şeytan gelse , sen haksızsın derim.
Görür gözlerim , inkar etmez dilim. Yeri gelirse şayet , susmam söylerim.
Hz. Ali’nin bu hususta bir kaç sözü vardır. Bunlardan bir tanesi şudur ki ;
“Haklı olduğun zaman, hiç kimseye boyun eğmeyeceksin.”
Eğmeyeceksin , eğdikçe boynunu üzerine yıkılan milyonlarca apartmanın üzerine düşüsünü göremezsin. Altında kalır , keşke demekten kendisi alamazsın. Susmak , sessiz kalmak haksızsan kafi , lakin eğer haklıysan ve karşında büyük haksızlıklar tiyatrosunu ön koltuktan izliyorsan ki burda asla koltuk mühim değil , susmayacaksın.
Koltuktan kasıt mevkisine güvenen , maddi durumuna güvenen , güzelliğine güvenen vs. bu durumda , durum her ne olursa olsun , mevki ne olursa olsun bu mühim değildir.
Çünkü hepimiz insanız ve ben haklılığıda gördüm , haksızlığıda.
Ama hiç bir zaman haksızlığa karşı geleni görmedim…
Yorum bırakın